Bakır Tencerede Hangi Yemekler Pişirilir? Pilav, Kavurma, Haşlama, Reçel ve Kaçınılacaklar

Bakır tencere pilav, çorba, haşlama, güveç, reçel ve şerbet gibi sulu ve uzun pişen yemeklerde fark yaratır. Yemek türüne göre doğru bakır kap, ateş ayarı, kaşık seçimi ve tencerede bekletilmemesi gereken yemekler.

Güncelleme: 20 Ekim 202611 dk okuma
Bakır tencerede pilav, haşlama, çorba, kuru baklagil, güveç, reçel ve şerbet gibi sulu ve uzun pişen yemekler en iyi sonucu verir. Bakır ısıyı tabana ve yan duvarlara hızla yayar; yüksek ısıda kızartma ve asitli yemeği kapta bekletmek ise kalayı yorar.

Bakır tencere alan kişinin ilk sorusu çoğunlukla aynıdır: bu tencerede neyi pişirmeliyim? Cevap, bakırın ısıyla nasıl çalıştığından çıkar. Isıyı hızlı alan ve hızlı bırakan bir gövde, bazı yemeklerde belirgin fark yaratır, bazılarında ise yalnız dikkat ister.

Bu rehber yemek türlerini tek tek ele alır. Her biri için doğru ateşi, doğru kabı ve kalayı korumanın yolunu yazar. Sağlık tarafındaki sınır değerler ayrı bir konudur ve ilgili bölümde kendi rehberine bağlanır.

Bakır tencere hangi yemeklerde fark yaratır, neden?

Bakır tencere, ısının tabanda tek noktada toplanmaması gereken yemeklerde fark yaratır: pilav, sütlü tatlı, uzun pişen etli yemek, kuru baklagil ve reçel. Bakırın ısı iletkenliği çelikten yedi kattan fazla yüksek olduğu için tabandaki sıcak nokta çelik tabana göre belirgin biçimde azalır.

Georgia State Üniversitesi’nin HyperPhysics ısı iletkenliği tablosuna göre bakırın ısı iletkenliği 385 W/m·K, çeliğinki 50,2 W/m·K’dir. Aynı tabloda alüminyum 205 W/m·K değerindedir. Pratik sonucu şudur: ocak gözünün tam üstündeki ısı, bakır tabanda kenarlara hızla taşınır.

Bu davranış iki yemek grubunda belirgin biçimde hissedilir. Birincisi dibe çöken yemeklerdir: pilav, sütlaç, nohut ve kuru fasulye gibi taneleri tabana oturan yemekler. İkincisi ısının hassas izlendiği işlerdir: reçel, şerbet ve sos. İki grupta da tencere ısıyı tek noktada toplamadığı için yanık izi daha geç oluşur.

Sütlü tatlılar bu farkı en açık gösteren yemeklerdir. Süt tabanda kolay tutar ve ocak gözünün üstünde hemen yanık iz bırakır. Bakır taban ısıyı yaydığı için sütlaç ve muhallebi orta ateşte, tahta kaşıkla sürekli karıştırılarak tutmadan koyulaşır. Isıyı yavaş yayan bir tabanda ise ocak gözünün üstü daha çok ısınır ve tatlı orada tutar.

Kızartma ve yüksek ısıda kavurma ise tencerenin değil, sacın ve tavanın işidir. Bakır tencerenin iç yüzeyi kalaylıdır; kalay yüksek ısıyı sevmez. Bu sınırın ayrıntısı kavurma bölümünde anlatılır.

Bakır tencerede pilav nasıl pişirilir, dibi neden tutmaz?

Bakır tencerede pilav, yağda kavrulan pirince sıcak su eklenip kısık ateşte kapağı kapalı demlenerek pişirilir. Taban ısıyı eşit yaydığı için pirincin tek noktada yanma riski azalır; dibin tutmasının asıl nedeni yüksek ateş ve suyun bitmesinden sonra ocakta unutulan tencere olur.

Pilavda ilk adım pirinci yağda kavurmaktır. Bu aşamada orta ateş yeterlidir; bakır taban ısıyı çabuk verdiği için pirinç birkaç dakikada parlaklaşır. Ardından sıcak su eklenir ve kaynama başlayınca ateş en kısığa alınır. Kapak kapanır ve pirinç suyunu çekene kadar dokunulmaz.

Tencere biçimi de sonucu etkiler. Ürün sayfalarımızdaki ölçülere göre 20 cm çaplı karnıyarık tencere 7 cm yüksekliğinde ve 2000 ml hacimdedir. Aynı hacimdeki 18 cm çaplı İtalyan tencere 9 cm yüksekliğindedir. Geniş tabanlı ve sığ gövde pirinci ince bir katmana yayar; tanelerin hepsi tabana yakın kaldığı için pişme daha düzgün olur.

Dibin tutmasına en sık yol açan alışkanlık, başka tencerelerde öğrenilen yüksek ateştir. Kalın tabanlı çelik tencerede ısıyı tabana ulaştırmak için ateş açılır. Bakırda aynı ayar fazladır ve demleme aşamasında tabanı yakar. Pilav bittiğinde tencere ocaktan alınır, üstüne bez örtülür ve kısa süre dinlendirilir.

Kavurma ve sote için tencere mi sac mı kullanılmalı?

Kavurma ve yüksek ısıda sote için bakır sac ya da tava, tencereden daha doğru kaptır. Kavurmada yüzey sıcaklığı yükselir ve kalaylı tencerenin dar tabanında et buhar yapar; geniş ve sığ sac ise suyu hızla uçurup etin kızarmasını sağlar.

Etin kızarması Maillard tepkimesiyle olur. Kansas State Üniversitesi’nin Maillard tepkimesi yazısına göre bu tepkime genellikle 140 °C’nin üzerinde başlar. Bu eşik, suyun kaynama sıcaklığının epey üstündedir. Tencerede çok miktarda et birden konduğunda çıkan su yüzeyi bu sıcaklığın altında tutar ve et kızarmak yerine haşlanır.

Kalayın sınırı burada önem kazanır. Royal Society of Chemistry’nin kalay element kaydına göre kalayın erime noktası 231,928 °C’dir. Boş ya da çok az yağlı tencereyi yüksek ateşte ısıtmak yüzeyi bu sınıra yaklaştırır. Sık kavurma yapılan bir tencerede kalay erken aşınır ve kalaylatma masrafı daha sık çıkar.

Kısa sote için tencere kullanılabilir. Soğan ve sebze yağda orta ateşte çevrilir, ardından su ya da sos eklenerek yemek tencerede devam eder. Kavurmanın kendisi için geniş tabanlı bakır kavurma sacı daha uygundur. Kalınlık, kenar yüksekliği ve ısı yönetimi bakır kavurma sacı rehberi içinde ayrıntılı anlatılır.

Haşlama, çorba ve uzun pişen yemeklerde ateş nasıl ayarlanır?

Haşlama, çorba ve uzun pişen yemeklerde bakır tencere kaynama noktasına kadar orta ateşte getirilir, ardından kısık ateşe alınır. Bakır ısıyı tabandan duvarlara yaydığı için kısık ateşte de hafif kaynama sürer; yüksek ateşte bırakılan tencerede su boşuna buharlaşır.

Kaynayan su, ateş ne kadar açılırsa açılsın kaynama sıcaklığının üstüne çıkmaz. Ateşi açmak sıcaklığı artırmaz, yalnız buharlaşmayı hızlandırır. Bu yüzden uzun pişen yemeklerde amaç, yüzeyde yavaş kabarcıkların sürdüğü en düşük ayarı bulmaktır. Bakır tencerede bu ayar, çelik tencereye göre daha düşüktür.

Bakır tencerenin yüksek ateş istediği yaygın bir inanıştır ve doğru değildir. Isıyı iyi ileten gövde, ocağın verdiğini kaybetmeden yemeğe aktarır. Fazla ateş bu avantajı boşa harcar; kenarlarda yemek kurur, tabanda kalay gereksiz ısınır. Kuru fasulye, nohut ve etli sebze yemekleri saatlerce kısık ateşte bu yüzden iyi sonuç verir.

Sac kalınlığı burada fark yaratır. Ürün sayfalarımızdaki tencerelerde sac kalınlığı 0,50 mm ile 1,00 mm arasındadır. Kalın sac ısıyı daha uzun tutar ve uzun pişirmede ateş dalgalanmasını yumuşatır. İnce sac daha hızlı tepki verir ve sos gibi kısa işlerde avantaj sağlar.

Reçel, şerbet ve şeker kaynatmada bakırın rolü nedir?

Reçel, şerbet ve şeker kaynatmada bakırın rolü, şekerli karışımı tabanda yakmadan eşit ısıtmaktır. Reçel deniz seviyesinde yaklaşık 104 °C’de kıvamını alır; bu sıcaklık kalayın erime noktasının çok altındadır, ama meyve asidi nedeniyle kalayın sağlam olması şarttır.

Ev tipi gıda saklama konusunda başvuru kaynağı olan Georgia Üniversitesi’nin Ulusal Ev Tipi Gıda Saklama Merkezi kıvam testini sıcaklıkla tarif eder. Merkeze göre karışım deniz seviyesinde 220 °F’ye kadar kaynatılır. Bu değer yaklaşık 104 °C’dir ve rakım arttıkça düşer.

Meyveler asitli gıdalardır. Clemson Üniversitesi’nin yaygın gıdaların pH tablosuna göre çileğin pH değeri 3,00-3,90, domatesin 4,30-4,90 aralığındadır. Kalay bu asidin bakırla doğrudan temasını keser. Reçel kaynatmadan önce iç yüzey ışığa tutulur; kızıl bakır görünen tencerede reçel yapılmaz.

Reçel pişince tencerede soğumaya bırakılmaz, sıcakken kavanozlara alınır. Şerbet için de aynı kural geçerlidir. Şeker kaynatırken tahta kaşıkla sürekli karıştırmak, kenarlarda kristal oluşumunu ve tabanda yapışmayı önler. Yağ, un ve şerbetle çalışılan helvada kavurma ve şerbet çektirme adımlarını helva kavurma yazısında ayrıca ele aldık.

Hangi yemekler bakır tencerede bekletilmemeli?

Domatesli, limonlu, sirkeli ve ekşili yemekler bakır tencerede pişirildikten sonra bekletilmez; pişince saklama kabına alınır. Kalaylı yüzey pişirme süresince asidi bakırdan ayırır, ama gece boyu bekletme ve kalayı açılmış nokta bu korumayı zayıflatır.

Clemson Üniversitesi’nin aynı tablosuna göre limon suyunun pH değeri 2,00-2,60, sirkenin 2,40-3,40 aralığındadır. Bu değerler, ekşili yemeklerin neden ayrı dikkat istediğini gösterir. Kuru fasulyenin pH değeri ise aynı tabloda 5,60-6,50 aralığındadır; yani her yemek aynı ölçüde asitli değildir.

Bakır tencerede hiçbir yemeğin bekletilemeyeceği de yaygın bir genellemedir. Kalayı sağlam bir tencerede yemeği servis süresince tutmak sorun yaratmaz. Sorun, asitli yemeğin saatlerce kapta kalmasıdır. Sınır değerler ve kalaysız bakırla ilgili ayrıntı bakır tencerede yemek pişirmek sağlıklı mı rehberinde kaynaklarıyla anlatılır.

Mayalanan ürünler de asit üretir. Yoğurt mayalanırken asitliği artar ve kapta saatlerce durur. Bu yüzden yoğurt için ayrı bir değerlendirme gerekir; kalayın durumu ve bekleme süresi bakır kapta yoğurt mayalama rehberinde ayrıca ele alınır.

Bakır tencerede hangi kaşık ve spatula kullanılmalı?

Bakır tencerede tahta, silikon ya da ısıya dayanıklı plastik kaşık ve spatula kullanılır. Kalay yumuşak bir metaldir; metal kaşık, çatal ve tel çırpıcı iç yüzeyde çizik açar ve kalayın ilk aşındığı nokta çoğunlukla bu çiziklerdir.

Royal Society of Chemistry kaydı kalayı yumuşak ve kolay biçim alan bir metal olarak tanımlar. Aynı kayıt, kalayın başka metalleri korozyondan korumak için kaplama olarak kullanıldığını yazar. Bakır tencerede kalayın görevi tam olarak budur ve yumuşaklığı nedeniyle sert aletlere karşı korunması gerekir. Türk Gıda Kodeksi Gıda ile Temas Eden Madde ve Malzemeler Yönetmeliği metal esaslı malzemelerin gıdaya değen yüzeyindeki kalay kaplama miktarını en az 2,3 g/m² olarak belirler.

Pilavı kabartırken tahta kaşığın sapı, metal kepçenin yerini tutar. Çorbayı servis ederken kepçe tencerenin içine bırakılmaz; tabana sürtünen kepçe kalayı her seferinde biraz daha inceltir. Tahta kaşığın ucu zamanla aşınırsa zımparayla düzeltilir.

Yıkamada da aynı mantık geçerlidir. Tel ovma kalayı soyar, yumuşak sünger ve ılık su yeterlidir. Tabanda yapışan yemek, tencereye ılık su konup bir süre bekletilerek yumuşatılır ve sonra süngerle alınır.

Hangi yemek hangi bakır kapta, hangi ateşte pişer?

Hangi yemeğin hangi bakır kapta pişeceği yemeğin suyuna ve istediği ısıya göre belirlenir. Sulu ve uzun pişen yemekler tencereye, yüksek ısıda kızaran yemekler sac ve tavaya gider; asitli yemeklerde pişirme serbesttir ama bekletme yapılmaz.
Yemek türüDoğru bakır kapAteş seviyesiDikkat notu
PilavGeniş tabanlı, sığ tencereKavurmada orta, demlemede en kısıkSu bittikten sonra ocakta bırakılmaz; kısa süre dinlendirilir
KavurmaKavurma sacı ya da geniş tavaOrta-yüksek, yağlı yüzeydeBoş tencere ısıtılmaz; kalay 231,928 °C’de erir
Haşlama ve çorbaDerin gövdeli tencereKaynayana kadar orta, sonra kısıkKaynayan suyun sıcaklığı ateşle artmaz; ateşi açmak yalnız buharı artırır
GüveçKapaklı bakır güveç tencereKısık ocak ya da fırınFırın sıcaklığı kalayın erime noktasının altında tutulur
Reçel ve şerbetGeniş ağızlı tencereOrta, sürekli karıştırarakKıvam yaklaşık 104 °C; kalay sağlam olmalı, reçel kapta soğutulmaz
Asitli yemekKalayı sağlam tencereYemeğin kendi ayarıPişince saklama kabına alınır, gece boyu bekletilmez

Tablonun ilk ve son satırları en sık kullanılan iki kaba işaret eder. Pilav, haşlama ve asitli sulu yemekler için bakır tencere modelleri çap, hacim ve sac kalınlığıyla listelenir. Sahanda yumurta ve kısa sote gibi işler ise bakır tava seçeneklerine düşer.

Restoran ve otel mutfakları aynı yemeği her gün büyük hacimde pişirir. Bu mutfaklarda tencere ve sac birlikte planlanır; toplu ihtiyaç için toptan bakır tencere sayfasından teklif alınır.

Yemeğe göre tencere boyu ve biçimi nasıl seçilir?

Yemeğe göre tencere boyu, pişen miktara ve yemeğin suyuna göre seçilir. Pilav ve sulu sebze yemeği için geniş ve sığ gövde, çorba ve haşlama için derin gövde uygundur; tencere ağzına kadar doldurulmaz, üstte boşluk kalan tencerede taşma ve yanma riski azalır.

Ürün sayfalarımızdaki ölçüler biçim farkını açıkça gösterir. 20 cm çaplı karnıyarık tencere 7 cm, 18 cm çaplı İtalyan tencere 9 cm yüksekliğindedir ve ikisi de 2000 ml alır. Birincisi pilav ve sebze yemeği için, ikincisi daha az buharlaşma isteyen çorba ve haşlama için daha uygundur.

Küçük işler için ayrı bir boy gerekir. Ürün sayfalarımızdaki 14 cm çaplı süt ve sos tenceresi 900 ml alır ve 0,80 mm sacdan dövülmüştür. Süt ısıtma, sos bağlama ve tek kişilik çorba gibi işlerde küçük hacim, ısının çabuk ayarlanmasını sağlar. Büyük tencereye konan az miktardaki sıvı ise geniş tabana yayılır ve kenarlarda kurur.

Gövde kalınlığı biçimle birlikte düşünülür. Kataloğa aldığımız tencerelerin tamamı el dövmedir; çekiç izleri gövdede düzensiz ve farklı derinliktedir. Küçük güveç tencerelerde 0,50 mm sac öne çıkar, en büyük çaplı İtalyan tencerelerde 1,00 mm sac kullanılır. Büyük gövdede kalın sac ağırlığı taşır ve dolu tencerenin çarpılmasını önler.

Kişi sayısına göre litre hesabı ayrı bir konudur. Kaç litrelik tencerenin kaç kişiye yettiği bakır tencere boy seçimi rehberinde tabloyla verilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Bakır tencerede ne pişirilir?

Bakır tencerede pilav, çorba, haşlama, kuru baklagil, etli sebze yemekleri, güveç, sütlü tatlı, reçel ve şerbet pişirilir. Bu yemeklerin ortak noktası sulu olmaları ve ısının tabanda eşit dağılmasından yarar görmeleridir. Yüksek ısıda kavurma ve kızartma ise kavurma sacı ya da tava ile yapılır, çünkü kalay 231,928 °C’de erir ve yüksek ısıyı sevmez.

Bakır tencerede pilav yapılır mı?

Bakır tencerede pilav yapılır ve en uygun kullanımlardan biridir. Taban ısıyı eşit yaydığı için pirincin tek noktada yanma riski azalır. Pirinç orta ateşte kavrulur, sıcak su eklenir, kaynayınca ateş en kısığa alınır ve kapak kapalı demlenir. Su bittikten sonra tencere ocakta bırakılmaz, bez örtülerek dinlendirilir.

Bakır tencerede domatesli yemek pişirilir mi?

Kalayı sağlam bakır tencerede domatesli yemek pişirilir. Kalay, domatesin asidinin bakırla doğrudan temasını keser. Dikkat edilecek nokta bekletmedir: yemek pişince saklama kabına alınır, gece boyu tencerede bırakılmaz. İç yüzeyde kızıl bakır görünen, kalayı açılmış tencerede asitli yemek pişirilmez; önce kalaylatılır.

Bakır tencerede yemek daha hızlı pişer mi?

Bakır tencerede yemek, ısıyı tabandan duvarlara hızla yaydığı için daha eşit pişer. Kaynayan su ise her tencerede aynı sıcaklıkta kalır; bu yüzden haşlama süresi büyük ölçüde değişmez. Asıl fark, kısık ateşte de kaynamanın sürmesi ve tabanda yanık izinin geç oluşmasıdır. Ateşi açmak pişmeyi hızlandırmaz.

Bakır tencere fırına girer mi?

Bakır tencere, kulpları metal olduğu sürece fırına girer. Sınır kalaydır: kalayın erime noktası 231,928 °C olduğu için fırın sıcaklığı bunun altında tutulur ve tencere boş hâlde fırına konmaz. Güveç gibi sulu yemekler fırında bakırın eşit ısı dağılımından yararlanır. Fırından çıkan tencere doğrudan soğuk zemine konmaz.

Bakır tencerede metal kaşık kullanılır mı?

Bakır tencerede metal kaşık kullanılmaz. İç yüzeydeki kalay yumuşak bir metaldir ve metal kaşık, kepçe ya da tel çırpıcı yüzeyi çizer. Çizilen nokta kalayın ilk aşındığı yer olur. Tahta, silikon ya da ısıya dayanıklı plastik kaşık ve spatula hem kalayı hem el dövme yüzeyi korur.

İlgili Yazılar