Diyarbakır ve Mardin’de Bakırcılık Geleneği

Mardin Bakırcılar Çarşısı'nın konumu, çarşının ikinci adı ve Güneydoğu'da bakır kabın mutfaktan hediyelik eşyaya uzanan değişimi.

Güncelleme: 18 Eylül 202611 dk okuma
Mardin Bakırcılar Çarşısı, Artuklu ilçesinde Ulu Cami’nin 100 metre doğusunda yer alır ve Kazancılar Çarşısı adıyla da anılır. Güneydoğu’da bakırcılık, mutfak kabı üretiminden hediyelik ve dekoratif eşyaya doğru kaymış bir zanaattır.

Bir çarşının iki adının olması tesadüf değildir. Adlar, orada hangi işin yapıldığını anlatır. Bakırcı kabı döverek biçimlendirir; kazancı ise büyük hacimli kapları, kazanları çeker. Aynı sokakta iki iş birden yürütülmüşse çarşı ikisiyle de anılır.

Mardin Bakırcılar Çarşısı nerede bulunur?

Çarşı, Mardin’in Artuklu ilçesinde, Ulu Cami’nin yaklaşık 100 metre doğusunda konumlanır. Bakanlık kaydında kültür turizmi kapsamında listelenir; aynı çarşı için Kazancılar Çarşısı adı da kullanılır ve iki ad bugün birlikte anılır.

Konum bilgisi Kültür Portalı’nın Mardin kaydında yer alır. Adres olarak Ulucami yanı, Artuklu gösterilir. Çarşının cami çevresinde kurulmuş olması Anadolu’daki yaygın düzenin bir örneğidir.

Çarşının cami yakınında olması ticaret düzeniyle de ilgilidir. Cuma günleri çevre köylerden gelen kalabalık aynı bölgede toplanır; alışveriş namaz saatlerinin çevresinde yoğunlaşır. Dükkânların 100 metrelik bir yarıçapta sıralanması bu akışa göre kurulmuştur.

Zanaat çarşıları genellikle cami, han ve hamam üçgeninde toplanır. Sebep pratiktir: su, ateş ve müşteri aynı bölgede bulunur. Bakırcılık ocak isteyen bir iştir ve dükkânların bir arada olması yakıt ile aletin paylaşılmasını kolaylaştırır.

Neden hem bakırcı hem kazancı deniyor?

Bakırcı ve kazancı, aynı metalle çalışan iki ayrı ustalıktır. Bakırcı tencere, tepsi ve sahan gibi günlük kapları döver. Kazancı ise kazan, güğüm ve büyük hacimli kapları çeker; işi daha büyük parça, daha kalın sac ve daha sert çekiç darbesi ister.

Ayrım ölçüde başlar. Günlük bir tencere 0,5-0,8 mm sacdan çıkarılabilir; büyük bir kazan aynı sacla yapıldığında kendi ağırlığını taşıyamaz. Kalınlık arttıkça çekiç darbesi de sertleşir ve iş ustadan daha fazla güç ister.

Kap adlarının yöreye göre değişmesi bu ayrımı bulanıklaştırır. Hangi adın hangi biçimi anlattığını bakraç, gerdel ve güğüm yazısında ayırdık.

Güneydoğu’da bakır kap hangi işleri gördü?

Bölgede bakır, mutfağın ana malzemesiydi. Pişirme, saklama, su taşıma ve servis işlerinin tamamı bakır kaplarla yürütülürdü. Bir evde on beş yirmi parça bakır bulunması olağandı ve bu kaplar çeyizin de parçasıydı.

Bakırın bu kadar yaygın olmasının nedeni ısı davranışıdır. Bakır, paslanmaz çelik ve dökme demire göre çok daha hızlı ve eşit ısı iletir; ısıyı hızlı alır, ocaktan alınca hızlı bırakır. Uzun süre ateş başında duran bir mutfakta bu özellik yakıt tasarrufu demektir.

Sayılar da bu yaygınlığı anlatır. Bir çeyiz sandığında güğüm, sahan, tepsi, tas ve leğen ayrı ayrı bulunurdu; kapların çoğu 2-3 farklı boyda alınırdı. Aynı evde 20 parçayı aşan bakır takımlar olağandı ve bu parçalar kuşak boyu kullanılırdı.

İkinci neden onarılabilir olmasıdır. Delinmiş bir bakır kap yamanabilir, kalayı gidince yeniden kalaylanır. Kırılan bir toprak kabın karşılığı yoktur; bakır kap ise kuşak değiştirir.

Zanaat neden hediyelik eşyaya kaydı?

Bakır kabın mutfaktaki yerini çelik, alüminyum ve emaye ürünler aldı. Talep düşünce atölyeler ayakta kalmak için ürün değiştirdi; bugün üretimin önemli bölümü hediyelik, dekoratif ve servis amaçlı parçalardan oluşuyor ve teknik aynı kalıyor.

Değişimin ölçülebilir bir tarafı da var. Mutfak kabında öncelik dayanıklılıktır; hediyelik parçada öncelik görünümdür. Bu yüzden hediyelik üretimde sac kalınlığı düşebilir, buna karşılık yüzey işçiliğine ayrılan süre artar. Aynı çapta iki tepsiden hediyelik olanı daha hafif, süslemesi daha yoğun olabilir.

Bu kayma zanaatın gerilemesi değil, uyum sağlamasıdır. Aynı teknikle üretilen bir tepsi artık günlük yemek servisinde değil, misafir sofrasında kullanılıyor. Kap aynı, işlev farklı.

Dekoratif tarafa geçiş yüzey işini öne çıkardı. Süsleme ne kadar belirginse parça o kadar öne çıkıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 32 sayfalık e-kitabı Anadolu’daki süslemeli bakır mutfak kaplarının tasarımını konu ediniyor.

Süsleme teknikleri birbirinden nasıl ayrılır?

Süsleme üç yolla yapılır: kazıma, kabartma ve delik işi. Kazımada çizgi yüzeye açılır, kabartmada desen arka yüzden dışa doğru itilir, delik işinde ise metalin bir bölümü tamamen çıkarılır ve ışık geçer.

Ayrım parmakla anlaşılır. Kazınmış desende yüzey içe doğru çukurdur; kabartmada aynı desen dışa doğru kabarıktır. Delik işi ise ışığa tutulduğunda görülür ve gıda kabında kullanılmaz, çünkü delik geçirgenliği bozar.

Tekniklerin zorluk sırası da farklıdır. Kazıma tek kalemle yapılır ve hata düzeltilebilir; kabartmada ise desen arka yüzden itildiği için yanlış bir darbe gövdeyi deforme eder. Delik işinde hata geri alınamaz, çünkü çıkarılan metal yerine konmaz.

Süslemenin derinliği temizliği etkiler. Desen dipleri suyu tutar; yıkanan kap 2-3 dakika içinde kurulanmazsa damla izleri koyulaşır. Bu yüzden yoğun süslemeli parçalar günlük değil, aralıklı kullanıma daha uygundur.

Bir bakır kabın hangi yörede yapıldığı anlaşılır mı?

Damgasız bir kapta yöreyi kesin belirlemek uzmanlık ister ve çoğu zaman tahmine dayanır. Ayırt edilebilir olan şey yöre değil tekniktir: gövdenin tek parça mı olduğu, motifin nasıl açıldığı ve çekiç izlerinin düzenli olup olmadığı yakından görülür.

El dövmede çekiç izleri farklı derinlikte ve farklı açıdadır. Makine dövmede desen düzenli sıralar hâlinde tekrar eder. Ayrımın ayrıntısı el dövme ve makine dövme farkı yazısında ölçülerle anlatılıyor.

Damga bulunan kaplarda bilgi artar ama kesinlik yine sınırlıdır. Damga çoğu zaman ustanın ya da atölyenin işaretidir, şehrin değil. Aynı usta yıllar içinde başka bir şehre taşınmış olabilir; damga onunla birlikte gitmiştir.

Metalin kendisi de kontrol edilir. Bakır, pirinç ve bronz manyetik değildir; mıknatıs yapışıyorsa parça bu üçünden biri değildir. Bu kontrol 5 saniye sürer ve pek çok yanlış tanımayı baştan keser. Daha ayrıntılı yöntemler gerçek bakır nasıl anlaşılır yazısında duruyor.

Çarşıdan alınan kapla mağazadan alınan kap arasında ne fark var?

Fark, bilginin nereden geldiğidir. Çarşıda kap elle tartılır, yüzeyi gözle incelenir ve doğrudan ustaya sorulur. Mağaza ya da çevrim içi alışverişte bu duyusal kontrolün yerini yazılı ölçüler alır: çap, yükseklik, sac kalınlığı ve yüzey.

Taşıma da hesaba katılır. Bakır ağır bir metaldir; 45 cm çapında kalın gövdeli bir sini elde birkaç yüz metre sonra ağırlığını hissettirir. Çarşıdan 4-5 parçalık bir takım almak, o parçaları aynı gün taşımak demektir.

İki yolda da aynı dört soru sorulur. İç yüzey bütün mü? Taban düz mü? Gövde kaç milimetre? Kulp bağlantısı sağlam mı? Çarşıda bu sorular elle, çevrim içinde ürün bilgisiyle yanıtlanır.

Dürüst olan cümle şudur: hiçbir fotoğraf bir kabın elde ne kadar ağır durduğunu tam aktaramaz. Buna karşılık çarşı da her zaman ölçü vermez; birçok dükkânda sac kalınlığı yazılı değildir ve tahminle söylenir.

Bölgeler arasındaki fark üründe nasıl okunur?

Fark 3 başlıkta toplanır: birleşim yöntemi, süsleme tekniği ve gövde biçimi. Aynı işi gören iki kap farklı yörelerde farklı yollarla çıkarılır; ayrım, yüzeye yakından bakıldığında ve kap elde tartıldığında görünür hâle gelir.
ÖlçütNasıl bakılırNe anlatır
BirleşimKulp dibi ve taban çevresiTek parça mı, lehimli mi
SüslemeDeseni parmakla yoklaKazıma, kabartma ya da delik işi
Çekiç iziYüzeye eğik ışık tutEl dövme mi, makine dövme mi
Gövde biçimiÇap ve derinlik oranıHangi pişirme alışkanlığına göre
Kalayİç yüzeyi ıslatıp ışığa tutKullanıma hazır mı

Beş satırın hepsi 1 dakikada kontrol edilebilir. Kabı eğik ışığa tutmak çekiç izini gösterir, parmakla yoklamak süsleme tekniğini ayırır, iç yüzeyi ıslatmak kalayın durumunu ortaya çıkarır. Bu üç hareket, bir kap hakkında fotoğrafın veremeyeceği bilgiyi verir.

Tablo bir yöreyi diğerine üstün göstermez. Her yöntem farklı bir ihtiyaçtan doğdu. Yörelerin karşılaştırmasını bakırcılık şehirleri yazısında topluca bulabilirsiniz.

Hediyelik bakır alırken nelere bakılır?

Hediyelik parçada iki soru öne çıkar: kap gıdayla temas edecek mi, edecekse iç yüzeyi kalaylı mı? Yalnız dekoratif kullanılacak bir parçada kalay aranmaz; yiyecek ya da içecekle buluşacak bir parçada ise iç yüzeydeki kalay katmanının bütün olması gerekir.

Bu ayrım alıcıyı gereksiz masraftan da korur. Yalnız rafta duracak bir parçaya kalay yaptırmak, kullanılmayacak bir katmana ödeme yapmak demektir. Buna karşılık servis edilecek bir tepside kalay atlanırsa parça birkaç kullanımdan sonra iş göremez hâle gelir.

Ayrım pratik sonuç doğurur. Şamdan, vazo ve duvar tabağı gıdayla temas etmez; bu parçalarda oksit yüzey kararma kaygısı da yaratmaz. Servis tabağı, tepsi ve şekerlik ise yiyecekle buluşur ve kalay ister.

Kutu ve paketleme de hediyede rol oynar. Süslemeli bir parçanın kenarları darbeye açıktır; taşıma sırasında bez ya da köpük araya konmazsa desen kenarı ezilir. Bu ezik, kabartma desende düzeltilmesi en zor hasardır.

Ölçü de hediyede belirleyicidir. 30 cm çapındaki bir tepsi ile 45 cm çapındaki bir sini aynı işi görmez. Seçenekleri bakır tepsi ve bakır tabak kategorilerinde ölçüleriyle karşılaştırabilirsiniz.

Bakır kap günlük kullanımda neyi ister?

Bakır kap üç kurala uyulduğunda uzun ömürlü olur: kalay katmanı bütün tutulur, elde ılık suyla yıkanır ve hemen kurulanır. Bulaşık makinesi, aşındırıcı tel ve fırın spreyi bu üç kuralın hepsini birden bozar.

Aşındırıcı temizlik en sık yapılan hatadır. Tel süngerle 1 kez ovulan bir kapta kalay katmanı ölçülebilir biçimde incelir ve çekiç izleri matlaşır. Kaybedilen katman geri gelmez; kap ancak yeniden kalaylanarak eski işlevine döner.

Kalay, gıdayla temas eden yüzeydeki koruyucu katmandır ve yoğun kullanımda yaklaşık 1-2 yılda bir yenilenmesi önerilir. İç yüzey ıslatılıp ışığa tutulduğunda gri katmanın altından kızıl bakır görünüyorsa kalaylama zamanı gelmiştir.

Kurulama alışkanlığı en çok ihmal edilen adımdır. Yıkanan kap 2-3 dakika içinde kurulanmazsa damla izleri koyulaşır ve bu izler zamanla kalıcı hâle gelir. Kabı süzgeçte kendi hâline bırakmak, aslında bir sonraki temizliği zorlaştırır.

Bakır indüksiyon ocakta çalışmaz, çünkü manyetik değildir. Gazlı ve elektrikli ocakta kullanılır. Pişirme kabı seçerken bu ayrım baştan bilinmelidir; ayrıntılı ölçüler bakır tencere kategorisinde yazılıdır.

Zanaat bugün nasıl aktarılıyor?

Aktarım hâlâ usta ve çırak ilişkisiyle yürüyor. Öğrenme süresi kısalmadı; çırak önce yardımcı işleri yapar, sonra basit parçalara geçer ve yıllar sonra kendi kabını çıkarır. Zanaatın hiçbir aşaması hızlandırılmış bir kursla öğrenilmiyor.

Bakırcılığın aşamaları da değişmedi: tavlama, dövme, biçimlendirme ve kalaylama. Sıra bozulduğunda, örneğin tavlanmadan derinleştirilen levhada çatlak kenardan başlar. Aşamaların tamamı bakırcılık nedir yazısında sırayla anlatılıyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Kültür Atlası kayıtları dövme bakırcılığı yöre yöre belgeliyor. BakırBul bu zincirin satış tarafındadır: ürünleri Türkiye’nin farklı bakır merkezlerinde çalışan atölyelerden seçip kataloğa alır, kontrol eder ve depodan gönderir.

Yöre bilgisini ne kadar ciddiye almalı?

Yöre bilgisi kabın ölçüsünü değiştirmez, geçmişini açıklar. Alım kararı 4 ölçüyle verilir: çap, derinlik, sac kalınlığı ve kalay durumu. Bu dördü bilinmeden alınan kap, güzel görünse bile çoğu zaman mutfakta ikinci sıraya düşer.

Ölçüler somut karşılıklara oturur. Kataloğumuza aldığımız ürünlerde sac kalınlığı 0,4 mm ile 1,85 mm arasında değişir ve medyan değer 0,7 mm’dir. Günlük kullanımda 0,7 mm dolayındaki bir gövde çoğu iş için yeterlidir.

Ölçüyle karar vermenin bir yararı daha var: karşılaştırma yapılabilir hâle gelir. 24 cm çapında 0,7 mm gövdeli iki tencere, hangi şehirde yapılmış olursa olsun mutfakta benzer davranır. Yöre farkı görünümde ve süslemede kalır.

Yöre bilgisinin gerçek faydası başka yerdedir: bir kabın neden o biçimde olduğunu anlatır. Dar ağızlı bir güğümün neden öyle yapıldığını bilen kişi onu doğru işte kullanır. Terimlerin karşılığı için bakır ürün adı sözlüğü yazısına bakabilirsiniz.

Bakır ürünlerde toptan alım için ürün listenizi ve adedi iletin; Türkiye içi minimum sipariş şartı yok.Toptan teklif alınWhatsApp’tan yazın

Sıkça Sorulan Sorular

Mardin Bakırcılar Çarşısı nerede?

Çarşı, Mardin’in Artuklu ilçesinde, Ulu Cami’nin yaklaşık 100 metre doğusunda yer alır. Kültür ve Turizm Bakanlığı kaydında adres olarak Ulucami yanı gösterilir ve çarşı kültür turizmi kapsamında listelenir. Aynı çarşı için Kazancılar Çarşısı adı da kullanılır.

Bakırcı ile kazancı arasındaki fark nedir?

İkisi de bakırla çalışır, ama iş ölçeği farklıdır. Bakırcı tencere, tepsi ve sahan gibi günlük kapları döver. Kazancı ise kazan, güğüm ve büyük hacimli kapları çeker; daha kalın sac ve daha sert darbe ister. Bir çarşıda iki iş birden yürütülürse çarşı iki adla anılır.

Bakır kap neden hediyelik eşyaya dönüştü?

Bakırın mutfaktaki yerini çelik, alüminyum ve emaye ürünler aldı. Talep azalınca atölyeler ürün değiştirdi ve üretim hediyelik, dekoratif ve servis parçalarına kaydı. Teknik aynı kaldı; değişen şey kabın hangi işte kullanıldığı oldu.

Delik işli bakır kapta yemek servis edilir mi?

Edilmez. Delik işinde metalin bir bölümü tamamen çıkarılır ve kap geçirgen hâle gelir. Bu teknik fener, mumluk ve dekoratif parçalar için kullanılır. Yiyecekle buluşacak kaplarda gövdenin bütün ve iç yüzeyin kalaylı olması gerekir.

Süslemeli bakır kabın temizliği zor mudur?

Biraz daha uzun sürer. Desen dipleri suyu tutar ve kurulama süresi uzar. Yıkanan kap 2-3 dakika içinde kurulanmazsa damla izleri koyulaşır. Yumuşak bez desenin içine bastırılarak kurulanır; aşındırıcı fırça desen kenarlarını zamanla körleştirir.

Hediyelik alınan bakır kap kalaylı olmalı mı?

Kullanım amacına bağlıdır. Yalnız dekoratif duracak bir parçada kalay aranmaz; şamdan, vazo ve duvar tabağı bu gruptadır. Yiyecek ya da içecekle buluşacak tepsi, tabak ve şekerlik gibi parçalarda ise iç yüzeydeki kalay katmanı bütün olmalıdır.

Eski bir bakır kabı kalaylatmak mantıklı mı?

Karar kabın gövdesine bakılarak verilir. Gövdesi sağlam bir kapta kalaylatma parçayı yeniden kullanıma sokar ve ömrünü uzatır. Tabanı incelmiş ya da delinmiş bir kapta ise harcanan emek kabı geri getirmez. Duygusal değeri olan parçalarda hesap değişir, çünkü eşdeğeri yoktur.

Bakır kap indüksiyon ocakta kullanılır mı?

Kullanılmaz. İndüksiyon manyetik alanla çalışır, bakır ise manyetik değildir. Bakır kaplar gazlı ve elektrikli ocaklarda kullanılır. İndüksiyon ocağı olan mutfaklarda ya adaptör plaka kullanılır ya da tabanı manyetik katmanlı ürünler tercih edilir.

İlgili Yazılar